Irak'ta Savaş Başlayalı:
2731 Gün, 4 saat, 42 dakika oldu.

  
Ana Sayfa E-mail
  ABONELİK: ...Yıllık abonelik ücreti 60 TL (30 EUR, 45 USD)... The Diplomatic Observer dergisine abonelik için bilgi@ diplomaticobserver.com’a ileti gönderin… Bilgi için: Tel:0090 312 441 99 68… Faks: 0090 312 441 22 36…                                               
 ABD EKONOMİSİ ZORDA

Okunma Sayısı :94

 Süper güç ABD’de ekonomi rayına oturmuyor. Bazı istatistik verileri iyimserliğe cesaret verse de, henüz her şey yolun başında. Obama’nın ve ekibinin ABD tarihinin en büyük krizinden çıkış serüveni zorluklarla yürüyor.

ABD’nin bütçe açığı ve ağır borç yükü orta ve uzun vadede daha büyük sorunlar doğurabilir. Obama’nın çok sert bütçe tedbirleri alması ve büyük reformlar yapması şu ana kadar mümkün olmadı. Bu nedenle 2010’da ABD’de bütçe açığında ve borç yükünde artış bekleniyor.

Derecelendirme kuruluşu Moody’s Aralık 2009’da en yüksek nota sahip AAA kategorisinde yer alan ülkeleri kendi içinde ikiye ayırdı ve bir bölümünün orta ve uzun vadede AAA notunu sürdüremeyebileceğini açıkladı. ABD ve İngiltere AAA notuna sahip “ikinci kısım ülkeler” arasında yer aldı.

Barclays Capital de ABD ekonomisinde dört olasılığın gerçekleşmesine dayalı bir senaryodan söz ediyor ve bu senaryonun ABD’nin kredi güvenirliğini -başka bir deyişle borçlanma kabiliyetini- azaltabileceğini savunuyor.

Bu senaryoya göre USD’in payı bugünkü %60’tan %55’e düşecek. Daha sonra ABD’nin borçlarının gayri safi yurt içi hâsılasına oranı %70’ten %100’e çıkacak. Bunun sonucunda ABD ekonomisinde stagflasyon -hem durgunluk hem de enflasyon- başlayacak. Nihayetinde de ABD’de enflasyon %3’e çıkacak.

Söz konusu senaryonun gerçekleşmesi halinde ABD’de işsizlik artacak, üretim düşecek, mal ve hizmetlerde arz talebi karşılayamayacak. Barclays Capital’in senaryosunun gerçekleşmesi USD’nin ve haliyle ABD mali sisteminin sağlamlığını da sorgulanmaya açık bir hale getirir. ABD’nin kredi güvenilirliğinin düşmesi USD’nin bazı ülkelerde döviz rezervi için tercih edilmemesi sonucunu doğurabilir.

ABD merkezli düşünce kuruluşlarının analizlerinde ABD’nin ciddi ve sert reformlar yapmaması durumunda 2020’den itibaren sosyal harcamaların patlayacağı ve devletin sosyal harcamaları karşılamakta büyük zorluk yaşayacağı iddiası yer alıyor. Aynı analizler ABD’nin 2050’deki borç birikimini gayri safi yurt içi hâsılanın %220’si olarak öngörüyor.

Kriz zamanlarında senaryoların sayısı artar. Ancak iki detayı dikkate almak gerekiyor: Birincisi, Obama -her ne kadar, 21 Ocak 2010 tarihinde yeni bankacılık tasarısını açıklayarak bankaların aşırı büyümelerinin ve riskli yatırımların önlenmesi için adım attıysa da- radikal çözüm ve önlemler için yeterli girişimde bulunmuyor. İkincisi bu senaryolar Obama’nın mevcut tutumunun sürmesinin yol açabileceği gelişmelere işaret ediyor.

[ e-mail ]
[ özel dosya ] [ diplomatic observer ] [ diplomatischer beobachter ]
[ kampanya ] [ yorumlar ] [ brifing odası ] [ DG TV ] [ kahve molası ]