HAYDİ, BİR TEST YAPALIM…

30 06 2011

HAYDİ, BİR TEST YAPALIM…

Hava sıcak… Gündem sıcak… Piyasalar sıcak… Ekonomi sıcak… Hem güncel gelişmeleri değerlendirelim hem de biraz gülelim. Türk deyişindeki gibi; “gülelim ağlanacak halimize…”

Birinci soru şöyle olsun; “bir ülkenin Avrupa Birliği üyesi olması için gerekenler nelerdir?” Aslında bu sorunun bir hayli karmaşık bir cevabı var. Ayrıca cevap da bir tane değil, iki tane! Burada söz konusu olan “herhangi bir ülke” mi, yoksa “Türkiye” mi? Eğer “herhangi bir ülke ise, bunun için bir kurallar listesi var. O listede yer alan kuralları yerine getiren ülke üye olabilir. Eğer Türkiye ise, yine bir kurallar listesi var. Ama liste de, kurallar da duruma göre değişebilir. Kaç kere mi değişebilir? O da duruma göre değişir!

Ama ana hatlar itibariyle şunu söylemek mümkündür; Üye olacak ülkenin AB’ye katkısı önemlidir; Üretmelidir, dinamik olmalıdır. Katkı sağlamalıdır. Demokratik olmalıdır. Şeffaf olmalıdır. Hukuka saygılı olmalıdır. Ekonomisi de, siyaseti de liberal olmalıdır. Bunlar hepsi değil, ama bunlar en önemli kurallar…

İkinci bir soru akla hemen geliyor; “Avrupa bir dayanışma projesidir” ifadesinde yer alan “dayanışma” neyi anlatmaktadır? Cevap büyük olasılıkla burada “Yunanistan” olmalı. Çünkü her ne olduysa -zaten olan da oldu- Brüksel her şeyden, ama her şeyden vazgeçti. Genişlemeyi, derinleşmeyi, her şeyi bir yana bıraktı. Müflis Yunanistan’ı amansız tefecilerin gaddar elinden kurtarmaya çalışıyor…

Üçüncü soruya ise seçeneklerle cevap bulalım; “Yunanistan azınlıklarını eziyor. Yunanistan’da yönetim kulaklarını halkın taleplerine kapattı. Yunanistan komşu ülkelerle de “küçük şımarık çocuklar gibi” sorun yaşamaya devam ediyor. Yunanistan bu tutumuyla hem AB’nin hem de NATO’nun bölgesel ve küresel planlamalarına zarar veriyor. Yunanistan üretmiyor, tüketiyor. Yunanistan borcunun borcunu dahi ödeyemiyor. Yunanistan AB fonlarını yağmaladı. Yunanistan AB kasasından hakkı olmayan paraları aldı. Yunanistan şeffaf yönetime de sahip değil. Yunanistan hala AB’nin parasıyla tatlı hayat yaşıyor ve bundan da vazgeçmek istemiyor. Yunanistan bu tutumuyla AB ekonomisine ve Avro’ya da olumsuz etki ediyor. O halde AB hala neden Yunanistan ile dayanışma politikası izliyor?”

Eğer bunu Yunanistan değil de, Türkiye yapsaydı, Bizi Orta Asya’nın bozkırlarına sürerlerdi. Hatta yetmezdi, Anadolu’nun girişine Çin Seddi’nin simetrisini kurarlardı. “EuroWall…” Mutlaka konuyu Türk ırkının genetiğine, Kuran’ın surelerinin gizli şifrelerine bağlayan fikri sabit yetkililer de ortaya çıkardı! Hatta bunu süslemek için konuyu Osmanlı’ya bile bağlarlardı...

Neyse ki konu “Türkiye” değil de, “Yunanistan” olduğu için bütün tartışma belirli bir uygarlık seviyesinde ve nezaketle, terbiyeyle yürütülüyor. Sanki AB bir barış ve medeniyet projesi değil de, Yunanistan’a tatlı hayat yaşatma projesi. Sanki AB dayanışma projesi değil de, Yunanistan’ın borçlarını ödeme projesi!

AB hala neden Yunanistan ile dayanışma politikası izliyor? Sorusunun cevabı şu olabilir: Herhalde AB’nin parası çok, kendi derdi yok. Belki de Yunanistan’ın çıkarları AB’nin ve diğer üye ülkelerin çıkarlarından daha önemli. Belki de Brüksel Zeus’tan, Apollo’dan falan korkuyordur. Olabilir, hani AB’nin kökleri arasında Yunan kültürü de varmış ya. Belki de ondan dolayı Helen’in, Afrodit’in aşkına, Avrupalı genç ve eğitimli insanlara iş vermek yerine, Yunanistan’a “geri ödenmesi imkânsız borç” veriliyordur!

Bu haber 1496 kez okunmuştur.